Tarihi Yarımada’daki anıtlar ve tarihi yapılar: Hipodrom, sütunlar, surlar
Tarihi Yarımada’da her köşe başında bir anıta rastlarsınız: Roma’dan kalma sütunlar, Mısır’dan getirilmiş bir dikilitaş, 1.600 yıllık bir su kemeri, kilometrelerce uzanan kara surları, Osmanlı çeşmeleri ve türbeleri. Bu sayfada açık havada, çoğu ücretsiz gezilebilen anıt ve tarihi yapıları topladık.
Bu yapıların çoğu, Sultanahmet’ten Beyazıt’a uzanan tarihi Divanyolu caddesi ve T1 tramvay hattı boyunca sıralanır; birini görürken diğerine yürüyerek geçebilirsiniz.
Bu kategoride ayrıca
Bizans ve Osmanlı izlerini bir arada görmek
Sultanahmet Meydanı’ndaki Hipodrom kalıntıları, Çemberlitaş Sütunu ve Bukoleon Sarayı Bizans’ın; III. Ahmed Çeşmesi, II. Mahmud Türbesi ve Soğukçeşme Sokağı ise Osmanlı’nın izlerini taşır. Bizans dönemine odaklanmak isteyenler için Bizans İstanbul’u rotası hazırladık.
Sıkça sorulan sorular
Sultanahmet Meydanı’ndaki dikilitaş nereden geldi?
Dikilitaş, MÖ 15. yüzyılda Firavun III. Thutmose için Mısır’ın Karnak tapınağında dikilmişti. MS 390’da İmparator I. Theodosius tarafından Hipodrom’a getirildi.
İstanbul surları nereden gezilir?
Kara surlarını görmenin en kolay yolu Yedikule Hisarı, Topkapı, Edirnekapı ve Tekfur Sarayı çevresidir. Bu noktalar Sultanahmet’ten toplu taşımayla 20–30 dakika sürer.
Bu anıtları görmek ücretli mi?
Hipodrom, Çemberlitaş, Bozdoğan Kemeri, III. Ahmed Çeşmesi ve Soğukçeşme Sokağı gibi açık hava anıtları ücretsizdir. Yedikule Hisarı ve Tekfur Sarayı gibi müzeye dönüştürülmüş yapılar ücretlidir.